top of page

Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan: Tarihsel açıdan baktığımızda, pek çok teknolojik gelişme, döneminin yeni medyası olarak toplumsal dönüşümlere katkı sağlamıştır.

  • Yazarın fotoğrafı: medyavetoplumu
    medyavetoplumu
  • 13 Oca 2024
  • 3 dakikada okunur

 


Dijitalleşmenin medya üzerindeki derin etkisi, tarihsel dönüşümü ve tüketici alışkanlıklarındaki değişiklikleri hızlandırıyor. Teknolojik ilerlemeler, medyanın evrimini belirlerken toplumsal dinamikleri de şekillendiriyor. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, medyanın dijital dönüşümü, teknolojik ilerlemelerin etkisi, geleceğin medya yapısı, toplumsal dinamikler ve medya eğitimi gibi kritik konuları detaylı bir şekilde ele aldık.

 



 

Medyanın dijitalleşmesiyle birlikte, geleneksel medya anlayışının değiştiği ve yeni formatların ortaya çıktığı bir dönemdeyiz. Bu dijital dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?


Tarihsel açıdan baktığımızda, pek çok teknolojik gelişme, döneminin yeni medyası olarak toplumsal dönüşümlere katkı sağlamıştır. Matbaanın bilginin dolaşımını artırarak Reform düşüncesinin yayılmasına katkısı, telgrafın ilk kez ulaşım ve iletişimi birbirinden ayırıp uzak mesafelerle hızlı iletişimi mümkün kılması, fotoğrafın görüntüleri sabitleyerek yeni iletişim ve sanat biçimlerine olanak sağlaması örnek olarak verilebilir. Bugünün yeni iletişim teknolojilerinin hem medya içeriklerinin üretim, dağıtım ve depolama gibi her aşamasını hem de görsel, işitsel, yazılı olarak her biçimini kapsaması dolayısıyla daha derin bir dönüşüm yarattığı sıklıkla tartışılır. Ancak bu görüşün karşısında, Van Dijk gibi, yeni iletişim teknolojilerinin etkilerinin devrimsel değil, evrimsel olduğunu ve toplumda var olan eğilimleri değiştirmek yerine güçlendirdiğini öne süren görüşler de mevcuttur.


 

Dijitalleşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte, medyanın yapısında gözlemlenen değişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeni medya formatlarının ortaya çıkması ve tüketici alışkanlıklarındaki değişiklikler, medya sektörünün geleceğini nasıl şekillendirebilir?


Dijitalleşme, medya içeriklerinin kişiselleştirilmesine büyük katkı sağladı. Aynı zamanda dijital iz takibi ve yapay zeka tabanlı algoritmalar ile kişiye özel spesifik mesajların hedef kitleye ulaştırılması uygulaması son yıllarda hız kazandı. Bu durum, bir taraftan tüketicilerin ilgi alanlarına göre içerikleri seçebilmesi ve kendine özgü içeriklerin karşılarına çıkmasına sebep olurken; bir taraftan da derinleşen dijital gözetim, manipülasyon ve tek sesli içeriklere maruz kalma gibi tartışmalar ekseninde eleştirilmeye başlandı. Dijitalleşmenin dünyayı tek bir büyük pazar haline getirmesi de internetin giderek ticarileşmesine sebebiyet verdi. Dolayısıyla dijitalleşme tüketicilere yeni olanaklar sunarken, bir yandan da teknolojiyi elinde bulunduran tekellerin ve onların ilişkide olduğu kurumların tüketici üzerindeki gücünü ve etkisini artırmış oldu. Bu eğilimler şu an için güçlenerek devam ediyor gibi görünüyor ancak toplum bu konuda bilinçlenir ve kitlesel olarak daha etik uygulamalar talep ederse, platformları iyi uygulamalara yönlendirme konusunda bir adım atılmış olur.

 


Medyanın tarihî gelişimini ve bugünkü durumu göz önünde bulundurarak, gelecekte medya hangi yönlere evrilebilir? Özellikle teknolojik ilerlemelerin bu evrim sürecindeki rolünü nasıl öngörüyorsunuz?


Her ne kadar yeni iletişim teknolojilerinin merkeziyetsiz bir yapı ortaya çıkardığı tartışılsa da gerek erişim gücü gerekse de veriler üzerindeki hakimiyet açısından değerlendirildiğinde, büyük dijital platformların ve teknoloji şirketlerinin gücü elinde bulunduran merkezi yapılar olduğu üzerinde de sıklıkla durulur. Bilgi akışı üzerindeki bu egemenlik, Innis’in yaklaşımıyla düşündüğümüz zaman, teknolojinin yeni formlarının bilgi tekeli yaratması ve merkezi gücü kaçınılmaz olarak güçlendirmesi yorumuna paraleldir. Ancak son yıllarda ortaya çıkan merkeziyetsiz platformlar, verileri ve bilgi akışı üzerindeki hakimiyeti tek bir merkezin kontrolüne vermeyen yeni sosyal ağlar olarak söz konusu tekeli kırmaya yönelik adımlar atmıştır. Teknolojinin bu yeni biçimleri, merkeziyetsizlik ideali için bir fırsat olarak düşünülebilir.

 

 

Yeni medya araçlarının toplumsal dinamikler üzerindeki potansiyel etkileri hakkında neler düşünüyorsunuz?


Yeni iletişim teknolojileri, araçlara ulaşabilenler için bilgiye erişimi oldukça kolaylaştırdı. Ancak dijital eşitsizlikler sebebiyle toplumdaki her kesimin teknolojik araçlara eşit erişimi bulunmaması oldukça önemli bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkıyor. Toplumdaki mevcut eşitsizliklerin yeni iletişim ortamına yansıması, eğitim eşitsizliğinin etkisi ve sosyo-ekonomik durumun dijital araçlar açısından belirleyici olması, bu noktada son derece önemlidir. Gerek araçlara eşit şekilde erişemeyen ve erişimi sınırlı olduğu için gerekli becerileri yeteri kadar geliştiremeyen, gerekse de eğitim eşitsizliğinden dolayı söz konusu araçları etkin biçimde kullanma yetisi edinmek için eşit fırsatlara sahip olmayan toplumsal kesimler, dijital araçların avantajlarından yeteri kadar yararlanamaz. Pandemi dönemindeki eğitime erişimde ortaya çıkan eşitsizlik, bir örnek olarak verilebilir. Dolayısıyla mevcut durumda, toplumda halihazırda varolan eşitsizlikler, dijital araçlar ile pekiştirilir. Bu eşitsizliğin aşılması için geniş kapsamlı ve etkili politikalar gereklidir.

 


Medya eğitimi ve bilinçlendirmesi konusunda toplumun nasıl desteklenmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?


Medya okuryazarlığı, yeni medya okuryazarlığı, eleştirel düşünme ve bilim okuryazarlığı gibi derslerin ilköğretim seviyesinden itibaren müfredatlarda bulunması gereklidir. Böylece toplum bilinçlenecek ve hem sahte, hatalı, manipülatif içerikler karşısında kendini daha iyi koruyacak hem de daha etik uygulamalar talep edecektir.

 

 

 

Yorumlar


Haber bültenimize abone ol

İletişim bilgilerinizi gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

  • X
  • Instagram
bottom of page