top of page

Doç. Dr. Gül Esra Atalay: Medya, kadınları ve erkekleri belli rollerde temsil ederek cinsiyet rollerini pekiştiriyor.

  • Yazarın fotoğrafı: medyavetoplumu
    medyavetoplumu
  • 12 Oca 2024
  • 3 dakikada okunur

Medya, toplumsal cinsiyet rollerinin şekillenmesinde kritik bir role sahip. Kadın ve erkek temsilleri arasındaki dengesizlikler ve cinsiyetçi stereotipler, medyanın toplumsal cinsiyet konusundaki rolünü sorgulamamıza neden oluyor. Röportajımızda, medyanın toplumsal cinsiyet konusundaki temsiliyetini, toplumsal cinsiyet eşitliğini, mevcut sorunları ve bu konudaki farkındalığı artırmak için atılması gereken adımları Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gül Esra Atalay ile birlikte ele aldık.




 


Medyanın toplumsal cinsiyet rollerini nasıl şekillendirdiğini düşünüyorsunuz? Medya,

toplumsal cinsiyet stereotiplerinin oluşumunda ne tür bir rol oynar?

 

Medya, kadınları ve erkekleri belli rollerde temsil ederek cinsiyet rollerini pekiştiriyor. Örneğin, medya içeriklerinde kadınlar genellikle ev işleriyle, duygusallıkla veya güzellikle ilişkilendirilirken; erkekler güç, liderlik ve maddi başarıyla özdeşleştirilir. Bu temsiller üzerinden toplumu oluşturan bireyler kendileri için hangi rollerin kabul edilebilir ya da kabul edilemez olduğunu veya kendilerinden toplumun ne beklediğini öğrenirler.


Toplumsal cinsiyete dair stereotipler reklamlarla, dizilerle, filmlerle aktarılıp pekiştirilir. Örneğin, kadınlar genellikle güzellik ürünleri veya ev işleriyle ilişkilendirilen ürünlerin reklamlarında görünürken; erkekler daha çok güçlü ve kararlılık gerektiren ürünlerin tanıtımında yer alıyor.


Diziler ya da filmler kadın ve erkek karakterlerin hangi özelliklerle temsil edildiğini göstererek, izleyicilere belirli rolleri ve davranışları içselleştirmeleri için modeller sunuyor. Kadınlar genellikle duygusal, yardımsever veya zayıf olarak, erkekler ise güçlü, lider ve kararlı olarak tasvir ediliyor.


Belirli meslekler veya davranışlar belirli cinsiyetlerle ilişkilendirilerek, toplumda belirli cinsiyetlerin belirli rollere daha "uygun" olduğu izlenimi veriliyor.


 

Medyanın toplumsal cinsiyet konusundaki temsiliyeti nasıl değerlendiriyorsunuz? Mevcut durumda toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda medyanın başarılı olduğunu düşündüğünüz alanlar var mı?

 

Son yıllarda, televizyon dizileri ve filmlerde eşit temsiller konusunda bir artış gözlemleniyor. Daha fazla kadın karakterin güçlü, karmaşık ve çeşitli rollerde yer alması ve toplumsal cinsiyet normlarını zorlaması olumlu bir adım olarak değerlendirilebilir.


Bazı medya kuruluşları, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmaya yönelik kampanyalar ve projeler yürütüyorlar. Bu kampanyalar, cinsiyet eşitliği mesajlarını yaymak, cinsiyet temsillerini çeşitlendirmek ve stereotipleri zorlamak için önemli adımlar.


Cinsiyetçi stereotipleri eleştiren içeriklerin de üretilmesine rastlayabiliyoruz artık. Bunlar olumlu gelişmeler, ancak, hala iyileştirilmesi gereken pek çok nokta var.

 


Medya içeriklerindeki toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunda toplumsal farkındalığın

artırılması için neler yapılabilir?

 

Medya kuruluşları, içerik üreticileri ve yayıncılar, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilinçlendirme kampanyaları düzenleyebilir. Medya profesyonelleri ve içerik üreticileri, toplumsal cinsiyet eşitliği ve çeşitliliği konusunda kendilerini geliştirebilir, eğitimler alabilirler. 


Medya içerikleri, çeşitli cinsiyet rollerine sahip karakterleri ve farklı hikayeleri daha fazla göstererek toplumsal çeşitliliği yansıtabilir. Böylece farklı bakış açılarını ve deneyimleri temsil etmenin yanı sıra, toplumda farkındalık yaratmaya da yardımcı olabilir.


Kadın hakları, cinsel taciz, iş fırsatlarındaki eşitsizlikler gibi konular medyada daha fazla işlenerek toplumsal farkındalığın artması sağlanabilir.


Cinsiyet eşitliği konusunda ilerleme kaydeden ve başarılı olan bireyleri, kurumları veya projeleri vurgulamanın, olumlu örnekleri öne çıkarmanın da önemli olduğunu düşünüyorum.  Bu tür hikayeler, toplumda ilham verici ve pozitif değişimlere öncülük edebilir.

 

 

Toplumsal cinsiyet perspektifiyle bakıldığında, medyanın haber üretimi ve raporlama

süreçlerinde neler gözlemliyorsunuz? Toplumsal cinsiyetle ilgili haberlerdeki dil ve içerik konusundaki sorunlar nedir?

 

Özellikle kadına yönelik şiddet ya da kadın cinayetleri gibi konularda haber dili ve görselleri genellikle sorunlu. Eril bir dil kullanılıyor, cümle yapısı, kullanılan sözcükler katili gizleyebiliyor ya da mağduru suçlayacak bir alt metne sahip olabiliyor. Haberde kullanılan dil ve kalıplar hem haberin erkek egemen haber merkezlerinde üretiliyor oluşu hem de toplumsal cinsiyete dair kalıp yargıların gazetecilerin zihnine de yerleşmiş olması nedeniyle bunlarla uyumlu olacak şekilde eşitsizlikleri yeniden üretiyor.

 


Çevrimiçi platformlarda kadın ve erkek temsilleri arasındaki farklar hakkında ne

düşünüyorsunuz?

 

Çevrimiçi platform kavramı çok geniş. Nereyi, hangi platformu kastettiğinize göre farklı cevaplandırabiliriz bu soruyu.


Genel olarak yeni medyadaki bazı içerikler geleneksel medyanın yansıması olduğu için aynı sorunların burada da tekrar edildiğini görebiliriz. Öte yandan yeni medya alternatif görüş, yaşam biçimi, yönelim ve gruplara da seslerini duyurma kendilerini ifade etme kendi medya içeriklerini yaratma imkanı da tanıdığından, toplumsal cinsiyete dair kalıp yargıların sorgulandığı, kırıldığı, bunlarla mücadele edildiği içerikleri, platformları da görebiliyoruz.

 

 

Toplumsal cinsiyet odaklı bakış açısıyla bakabilmek için neler yapılabilir?

 

Her şeyden önce toplumsal cinsiyet nedir onu bilmek gerekiyor. Toplumsallaşma sürecinde bireylere yüklenen rolleri ve stereotipleri tanıyarak, bunların nasıl oluştuğunu ve bireyler üzerinde nasıl etkiler yarattığını anlamak gerekiyor. 


Toplumsal cinsiyet konusunda empati geliştirmek, farklı cinsiyetlerden insanların deneyimlerini anlamaya çalışmak da önemli. 


Günlük konuşmalarda yazılı metinlerde, sosyal medyada kullandığımız dilde cinsiyetçi olabilecek ifadelerden kaçınmak ve cinsiyetçi olmayan dil kullanımını tercih etmek gerekiyor.

Günlük yaşamımızda, iş hayatında, ilişkilerde ve toplum içinde toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda duyarlılık göstermek önemli.


Toplumsal cinsiyet odaklı bakış açısı, sürekli bir öğrenme ve bilinçlenme süreci gerektiriyor. 

 

Yorumlar


Haber bültenimize abone ol

İletişim bilgilerinizi gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

  • X
  • Instagram
bottom of page